Alışveriş yaparken, lüks bir mekanda yemek yerken, evinize girip çıkarken biri sizi habersizce görüntülüyor. Siz farkında olmasanız da şipşak bir fotoğrafçı gün boyunca peşinizde dolaşıyor. Bir günlüğüne kendi dünyanızda ünlü oluveriyorsunuz. Üstelik dergilerden fırlamışçasına çekilen fotoğraflarınız bir albümde toplanıyor. Ne dersiniz? Ünlü olmaya var mısınız, yok musunuz?
Kişiye özel paparazzi hizmeti veren internet sitesi Secretshot’a, günde onlarca talep geliyor. Herkes bir günlüğüne de olsa, an be an takip edilmek, habersizce fotoğraf çektirmek istiyor. Kimi bunu poz veremediği için yaptırıyor, kimi de ünlü olma isteğini bastırmak için… Sitenin kurucuları Tuğrul ve Biriz Kurban, verdikleri paparazzi hizmetinin detaylarını ve kimlerin kendine paparazzi tuttuğunu anlattı...
“Poz vermeyi pek sevmediğimiz için insanların da aynı şekilde pozsuz, doğal hallerini yakalamak istedik. Tabii ki siteyi açarken bizim gibi düşünen insanlara ulaşmak ve onlarla çalışabilmekti hedefimiz. Biraz da etrafımıza danıştık. Gördük ki bizim gibi ciddi bir çoğunluk var poz vermeyi sevmeyen ve poz verince pek hoş çıkmayanlar gibi.
Aslında işin en keyifli kısmı, bu projenin hediye olarak düşünülmesi… Bizim açımızdan da çalışması çok keyifli oluyor. Daha heyecanlı oluyoruz. Ama tabii kendisi için de bu hizmetten faydalananlar var. Belli bir profil çizemeyiz belki ama kendini seven insanlar bunlar. Genelde modayı, trendleri bilen, kendine dikkat eden insanlar diyebiliriz. Bunun haricinde kendisiyle ilgili işsel anlamda bir portfolyo oluşturanlar, ajanslarla çalışan oyuncular ya da oyuncu adayları ve sanal ortamda kullanmak üzere albüm oluşturmak isteyenler de bize başvuruyor.
Kimin, ne niyetle yaptırdığı önemli aslında… Bir taraftan çok narsistçe gelebilir bazı insanlara. Ama bir taraftan da hakikaten poz verince kötü fotoğraf veren insanlar var. Doğru düzgün fotoğraflarını bir albüm yapmak isteyebilir herkes. Sonuçta hepimiz aynaya bakıyoruz. Herkes kendini sever aslında. Diğer yandan ünlülere çok özenen insanların var olduğu gerçeği de var. Bu yönünden bakarsanız biraz ego tatmini olarak bakılabilir.
Fotoğraflanacak kişi -bu kendisi ya da başka biri olabilir- web sitemizde yer alan bilgi formunu dolduruyor. Bu form sayesinde kişinin programını öğreniyoruz ve orada kendisini kareliyoruz. Mesela saat 15:00’te Nişantaşı’nda yemek yiyeceğini söylüyor; biz de alışveriş yaparken ya da bir mekan çıkışında kendisini bir süre takip edip fotoğraflıyoruz. Fotoğrafını çektiğimiz kişi hangi ruh halinde görüntülenmek istiyorsa, o kareleri yakalamaya çalışıyoruz (ciddi, gülerken vs). Bunu da formda belirtebiliyor.
Genellikle fotoğraflanan kişi fotoğrafçıdan habersiz oluyor. Belirttiği program dahilinde fotoğrafçı kişinin civarında oluyor ama bunu mümkün olduğunca gizlenerek ve görünmeden yapıyor. Böylelikle kişi rutin temposunu bozmadan, en doğal haliyle fotoğraflanmış oluyor. Bunun dışında bizzat fotoğrafçıya poz vermek isteyenler de oluyor. Mesela bir mekan çıkışında falan.
Eğer sadece yüz görüntülenecekse bir günlük, hatta iki saatlik bir çalışma yetebilir. Ama bir konsept çerçevesinde çalışılacaksa o zaman bir-iki gün çekim yapılması gerekebilir. Aslında bu tamamen müşterinin ne istediğine bağlı… Onun için de genelde bize ulaşan insanların, bu hizmetten ne için faydalandıklarını öğrenmeye gayret ediyoruz. Bu sayede tam olarak onların isteklerine uygun işler çıkıyor.
İki türlü ücretlendirme yapıyoruz. Kişinin belirlediği tek bir mekanda ve bir-bir buçuk saatlik çekimin bedeli 400 TL. Ancak tam günlük bir çalışma istiyorsa, birden fazla mekanda ve gün içinde farklı yer ve saatlerde görüntülenmek gibi o zaman günlük ücretlendirme yapıyoruz. Bunun bedeli de 750TL.”